Gaziantep 2. Gün

Gaziantep’teki ikinci günümüze erken başladık. Antep halkının klasik kahvaltıda yedikleri katmeri Orkide pastanesinden sonra ünlü katmerci Zekeriya Usta'da denemeye karar verdik. Tahmin ettiğim gibi ara sokaklarda en dipte küçük bir dükkân. Saat sabahın 9' u olmasına rağmen dükkânın içinden başlayan kuyruk dükkânın dışına taşmıştı. Katmerimizin gelme süresi biraz uzun sürse de gerçekten beklediğimize değdi doğrusu. Hem gözüm hem de midem doydu dersem abartmış olmam herhalde.






Katmer hazırlanırken

Katmerci Zekeriya Usta


Enerji depolamasından sonra diğer durağımız baharatçılar çarşısıydı. Envai çeşit baharatçı dükkânından hangisine girsek diye düşünürken Almacı pazarının orada Köroğlu baharatçısından alışverişimizi yapmaya karar veriyoruz. Sağ olsun dükkân sahibi Tarık Bey bize çok yardımcı oluyor. Kendimi kaybedip onda alalım, bunda da alalım; e peki biz bunları nasıl taşıyacağız derken imdadıma sağ olsun Tarık bey yetişti ve ben bunları kargo yaparım dedi.


Kurutulmuş sebzeler

Salçalar





Bu kadar alışveriş yeterdi ve midemizden uyarı sinyalleri gelmeye başlamıştı. Evet öğle yemeği vakti gelmişti. Antep’teki son günümüzde tercihimizi yine Aşina restauranttan yana kullandık. Antep gezimizdeki en favori salatam gavurdağı olduğundan tercihim yine gavurdağı oldu. Çorba olarak alaca çorbayı tercih ettim. Alaca çorba acı severlerin beğeneceği içinde nohut, buğday, mercimek ve tarhun otunun bulunduğu lezzetli bir çorba. Yaprak ali nazik, kaşarlı pide ve simit kebabı da başarılıydı. Bu arada simit kebabı, simitten yapılan bir kebap değil, antepte bulgura simit deniliyor.


Alaca çorbası


Bu kadar yemekten sonra midemizi biraz rahatlatalım dedik ve meşhur Tahmis Kahvesine gittik. Burası gerçekten tam bir semt kahvesi, yapı iki kattan oluşuyor. İçeri girer girmez eski ama modern bir yüzle karşılaşıyorsunuz. Tavla, okey oynamak dışında dileyen menengiç kahvesini yudumluyor, dileyen nargile içiyor. Bizim tercihimiz kekik çayından yana oluyor.


Tahmis Kahvesi

Tahmis Kahvesi



Gerçekten Antep yemek yeme üzerine kurulu bir şehir. Nereye baksanız yemek görüyorsunuz. Sofradan kalksanız bile, vakit geçmeden acıktığınızı hissediyorsunuz. Anlayacağınız Antepte kilo almamak imkânsız.

Antep’teki son akşam yemeğimizi nerede yesek diye düşünürken. Sahanda karar kıldık. Sahan, Şirehanın içerisinde yer alıyor. Bayağı özenerek yapılmış. Menüye gelince klasik kebaplar mevcut. Bizim tercihlerimiz salata olarak gavurdağ salatasıydı fakat klasik çoban salatasının üzerine nar ekşisi dökülmüş olmuş gavurdağı salatası. Kuru dolma soğuktu, neden sıcak servis edilmiyor diye sorduğumda bizde soğuk cevabını aldım. Yuvarlama neyse ki sıcaktı fakat yoğurdunu kesmişlerdi. Bu yüzden pek fazla lezzetli değildi. Gelelim kebaplara neyse ki kebaplarda bir sorun yaşamadık. Beyti kebabının eti lezzetliydi fakat yufkası biraz daha yumuşak olabilirdi, patlıcanlı kebap lezzetliydi, tandır eti ise çok güzel pişirilmişti tabiri yerindeyse lokum gibiydi. Bana sorarsanız Antep’e gidip te Sahana uğramamak büyük bir kayıp mı, bence değil.




Sahan

Gaziantep gezimizi çok şükür midemizi bozmadan, zafiyet geçirmeden bitirdik. Şimdiden bir hafta sonu ayarlayıp tekrardan Antep gitme planları yapıyorum. Bu sefer kapalı olan yerleri denemek istiyorum kısmetse.

2 yorum:

  1. Haftaya Gaziantep'teyim. Daha önceki gidişimde "Sahan" hakkında fikrim yoktu bu defa mutlaka uğrayacağım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O zaman şimdiden afiyet şeker olsun:)

      Sil

 

TAKİP EDİN!

Flickr


Created with flickr slideshow.

Twitter