MARDİN LEZZETLERİNDEN BİR DEMET, EBRAR RESTAURANT


Yıllar öncesinde Mardinli komşularımız sayesinde Mardin yöresine ait lezzetleri tatma fırsatı bulmuştum. O gün bugündür o lezzeti bir daha yakalayamadım, ta ki yolum Mardin’e düşünceye kadar. Fırsat bu fırsattır diyerek Mardin mutfağının güzel örneklerini sunan, esnaf lokantası kıvamındaki Ebrar restaurant’a yolumu düşürdüm.

Mutfak açıkta dolayısıyla mutfakta neler oluyor görebilmek mümkün, çeşit çeşit yemekler tencereler de pişmiş, servis için sırasını beklemekteydi. Her yemek harika görünüyordu. Azar azar sipariş vererek, az ama öz lezzetlerden tatmaya karar verdim.

Masaya oturur oturmaz salatamız masada yerini aldı. İçerisi kalabalık ama servis son süratti. İlk yemeğim, güveçti. İçine parça et, patlıcan, biber, domates ve sarımsak konularak hazırlanmıştı. Güveç çok güzel pişmişti. Güvecin tadında hissedilir bir biçimde ekşilik vardı. Kötü müydü? Hayır, ama tat alışılmışın dışında bir tatdaydı. Bu ekşiliğin sebebi bana kalsa hafif içine sıkılan limondan geliyordu ama aşçıya göre domatesten kaynaklı bir ekşilikmiş. Bize de eyvallah demek düştü.
 


 

 
Sırada öyle bir lezzet vardı ki ne siz sorun ne de ben söyleyeyim. İşkembe severlerin hayır diyemeyeceği bir yemek. Ben size işkembe dolması desem de, yerel adı mumbar, bumbar ya da kibeh de diyebilirim.  İşkembe dolmasının içine pirinç, soğan, sarımsak ve kuşbaşı etle hazırlanan bir iç harç hazırlanmıştı. Kare halinde kesilen kuzu işkembenin içine iç harç konulup, bohça gibi uçlarından dikilmiş işkembe haşlanarak servis edilmişti. Arzu ederseniz yanına sirkeli sarımsaklı sosta veriliyordu. Yanındaki ipleri çıkartıp, dolmayı yemeye başladım. İçinde parça kuşbaşı etler dişe gelecek kıvamındaydı ve harikaydı.
 

 
Mumbar son bulmuştu ki sırada Mardin lezzetlerini tümüyle yansıtan, koca bir tabak geldi.  Tabakta yok yoktu hani. Hangi birinden başlasam diye düşünürken sırayı kaburga dolmasına verdim. Kaburga dolması denince aklına bütün kaburga içine doldurulmuş pilav gelmesin sakın. Kaburga parçalanıp, pilavla karıştırılarak tadımlık bir porsiyon hazırlanmıştı. Bol karabiberli, maydanozlu kaburga dolması güzeldi fakat koyun etinin kokusundan rahatsız olanlar pek beğenmeye bilirler, çünkü hafif bir koyun eti kokusu buruna gelmekteydi.


 
Dolma çeşitlerinin olduğu tencere de sarma, biber ve patlıcan dolması vardı. Ben tercihimi patlıcan dolmasından yana kullandım. İyi bir tercih yapmıştım çünkü içinde bilinenin aksine kıyma yerine parça et ve pirinç koyulmuştu. Patlıcan acı değil hafif ekşimsi tadıyla gerçekten güzeldi.

 
 
İçli köftenin birçok değişik ismini duymuştum burada ki adı da ıroktu. İç malzemeler bildiğimiz gibi aynıydı, kişniş baharat tadı baskın olsa da lezzetinden bir şey kaybetmemişti. Şekli yuvarlak ve sertti. Kızartma olarak pişirilse de bana dışı çok sert geldi. Sanki yerken boğulacakmış hissi veriyordu.
 
 
 
 
Ve sırada sembusek vardı. Yine Mardin’e özgü bir tatla karşı karşıyaydım. Kapalı lahmacun ya da Mardin pizzası diye tanımlamak yerinde olur herhalde. Soğan ve kıymadan oluşan iç harç, aynı bildiğimiz çiğ börek gibi yarım ay şeklinde kesilerek, kızartılmıştı. Tadı güzeldi.
Tabakta duran diğer bir lezzet ise etli ekmekti. Yok, yok bu bizlerin aşina olduğu Konya’nın etli ekmeğinden değil hatta yanından bile geçmiyordu diyebilirim. Bu etli ekmek yoğrulan ekmeğin içine kıyma katılıp, yoğrulup, tepsiye dizilmesiyle yapılan bir tür hamur işiydi. Açıkçası ben pek beğenmedim. Çünkü hem sert hem de soğuktu.
Mardin yemekleri yenilmiş, eski komşu anıları yad edilmişti. Ebrar sabah 06.00’dan akşam23:00’e kadar açık. Yolunuz Mardin’e düşerse Ebrar Restaurant’ı tavsiye ederim. Bu yediklerime kişi başı ödediğim ücret 25Tl.
 
Adres: 13 Mart Mah. Zirve İş Merkezi 1/1 Mardin
Telefon:  0482 212 1648

0 yorum:

Yorum Gönder

 

TAKİP EDİN!

flickr

Loading...

Twitter