BİRİ MEZE CENNETİ Mİ DEDİ? MEZE MEZE TERAS

Yine lezzetli mi lezzetli bir mekan önerisi ile baş başasınız ey sevgili okurlar. Lezzet durağımızın adı Meze Meze Teras.  Adından da anlaşılacağı gibi burası tam bir meze cenneti. Öncelikle her şey sevgili Berna Hanım’ın güzel davetiyle başladı, daveti alır almaz, aklımdan ve midemden gelen seslerle birlikte bu davet kaçmaz diyerek, daveti hemen kabul ettim. Zira gideceğimiz yerin ismi Meze Meze Teras olunca, meze cennetine düşeceğimizi tahmin etmem zor olmadı.
Bir gün, iki gün derken nihayet beklediğimiz gün geldi ve kendimi Taksimdeki City Center Otel’in 8. Katında bulunan Meze Meze Terasta buldum. Manzarası muhteşem olan bu mekanda, güzel bir karşılanma sonrası, masamızda yerimizi aldık.
Daha masamıza oturmadan önce dikkatimi hemen girişte bulunan içi çeşit çeşit meze tabaklarıyla dolu olan oda çekti. Acaba burası ne? Diye sorgularken, cevabını aldık. Efendim bizler restaurantlarda genellikle masaya getirilen meze tepsilerine alışkınızdır. Ama burada durum farklı meze tepsisi size gelmiyor, bizzat siz meze tepsisine değil meze odasına gidiyorsunuz. Artık ne kadar meze isterseniz, siparişini veriyorsunuz. Şimdi ne kadar meze olabilir ki bu oda da diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Sıkı durun burada her gün 50 çeşit meze çıkartılıyor. İşin en zevkli yanı ise büyük bir kasenin içine 780 adet meze ismi yazılıyor. Ve her çalışanın birer meze kağıdı çekmesiyle, günlük 50 adet mezenin belirlenme işi hallediliyor ve Yunanlı şef Stathis Dapiapis eşiliğinde Ege otları ve Yunan mutfağının binbir çeşit lezzeti misafirleriyle buluşturuluyor.
 
İlk olarak masamıza hoş geldin içkisi ikram edildi. Konsept Yunan ezgileriyle dolu olunca, içki ikramı da haliyle uzolu bir şeyler oluyor. Ama bu bildiğiniz uzonun değişik versiyonu.  Limonata, lime parçaları ve uzonun birleşmesiyle, masa da Uzomata yerini aldı. Ferahlatıcı etkisiyle harika bir başlangıç oldu.
 

 
Hemen arkasından masamızda bulunan ufak kaselerin içindeki yeşil zeytin, bol sarımsaklı biberli ezme ve kurutulmuş kırmızı biber tadıma hazırdı. İçlerine konulan zeytinyağı pek bir lezzetliydi.


 
Arkadan gelen meze tabağı ise takdire şayandı diyebilirim. Tabağın içinde neler vardı diye sorarsanız, neler yoktu ki diyebilirim. Bir Ermeni mutfağı klasiği olan topik, harikaydı. Yaprak sarma fena değildi ama lahana sarmanın hakkını yemeyelim derim, çünkü alışılmışın dışında içinde midye vardı. Fava, portakallı kereviz, midye dolma, börülce salatası alışılmış lezzetlerdi ve lezzetleri güzeldi. Zeytinyağlıların içine konulan şeker miktarı biraz fazla olsa da, rahatsız edecek boyutta değildi. Tabakta en sevdiklerim arasına giren kalamar dolma ve buguraydı. Bugura, buğdaydan yapılmış bir mezeydi. Tarama ise tuzla arası iyi olanların bile çok tuzlu dediği bir meze olmuştu maalesef.


 
 Sizleri diğer meze resimleriyle baş başa bırakıyorum. Beyler, bayanlar resimlere bakarken, yutkunmak serbest.


 

 

 

 
Daha mezelerin tadı damağımdaydı ki sırayı ara sıcaklar aldı. En güvendikleri ve methettikleri kadar olan ahtapot ızgara gerçekten takdire şayandı. Yunanistan’da yediklerimden eksiği yok, fazlası vardı.  Daha ağza atar atmaz yumuşacık eti, lokum misali dağıldı.


 
Tempura soslu kabak kızartma ise aynı Yunan usulüydü. Kıtır kıtır, çıtır çıtırdı. Üzerine konulan Yunan usulü cacık ise kabağın eşlikçisiydi.



Arkadan servis edilen kalamar tava ise bizzat tüp kalamardan kesilerek kızartılmış olmasına rağmen hepimiz tarafından biraz yavan bulundu ki sonradan Serkan Can Bey’in anlatmasıyla mutfakta ufak bir karışıklık olmasından ötürü yanlış kalamarlar kızartılmış. İlk gece, ilk servis olur böyle hatalar diyerek, gecenin keyfini çıkartmaya devam ettik.

 
 Son olarak meze odasından aldığımız bir tabak kum midyesi vardı ki anlatılmaz, yaşanır cinstendi. Kum midyelerini sıyırdık, suyuna da ekmeği bandırdık.
 
Sırada balıklar vardı. Mezeler ve ara sıcaklarla o kadar doymuştuk ki, inanın balıklara yer kalmamıştı. Servis edilen çinekop ve tekir gerçekten güzeldi. Çinekop mu, tekir mi? Derseniz favorim daha yağlı ve sulu sulu pişirilen tekir olur. Bize ikram edilen çinekop ve tekir olsa da, burada balık çeşitleri de bol ve taze.
 
Ve finalimizde tabiî ki tatlı vardı ki tatlı olarak çikolatalı sufle yedik. Bir tatlının içinde çikolata varsa ve o tatlı da sufleyse. Kötü olma ihtimali olur mu, ayılıp, bayılarak yedik.
 
Güzel bir gece biz istemesekte son bulmuştu. Mekan sahibi Serkan Can Bey’e tatlı sohbeti ve misafirperverliği, yemeklerin lezzeti için çok teşekkür ederim. Son olarakta sevgili Berna Hanım, sayenizde yeni bir yer keşfettim, mutlaka bir kere daha meze cennetine düşüreceğim yolumu. Afiyetle ve sevgiyle kalın.
 
Adres: K.M Çelebi Mah. Sıraselviler Cad. Billurcu Çıkmazı No: 1-8 City Center Otel Teras
Telefon: 0212 244 0607 

1 yorum:

  1. Mezeler çok lezzetli görünüyor.Teşekkürler paylaşım için..

    YanıtlaSil

 

TAKİP EDİN!

Flickr


Created with flickr slideshow.

Twitter