Sushi cennetine yolculuk, Sushi a la P.F Chang’s

Alice Harikalar Diyarında misali bendeniz bu sefer sushi diyarında aldım soluğu.  Nerede mi? Artık hepinizin bildiği, en azından aşina olduğu P.F Changs’te. Bu mekanın bendeki yeri ayrıdır. Tüm lezzetlerini ayılıp, bayılarak afiyetle mideye indiririm. Öyle ki artık orada kendimi müşteri gibi değil de sanki ev sahibiymiş gibi hissedir oldum. Sebahat hanım’dan davet alınca, tereddütsüz haydi bakalım gidelim dedim. Bu sefer ki davet bir başkaydı. Menüsündeki bir sürü çeşit lezzetin yanına bir de sushi menüsü eklemişlerdi ki evlere değil midelere şenlik cinstendi.
Her zaman ki güler yüzler eşliğinde karşılanma sonrası, masada yerimi aldım. Sabırsızlıkla sushi geçidini beklemeye koyuldum. Öncelikle bu sushi olayı bambaşka bir şey. Genelde sushi deyince ayy ben çiğ balık yemem dolayısıyla sevmem diyenler olduğu gibi bayılırım kardeş, löp löp atar ağzıma yerim diyenler de var tabi ki. Beni sorarsanız çok fazla ön yargılı değilimdir. Kıssadan hisse sushi ile aram iyidir.


Yavaştan yavaştan, süzüle süzüle masaya ton balığı, levrek ve somondan oluşan sashimi tabakları geldi. İnce ince dilimlenmiş sashimiler. Başlangıç için güzeldi. Aralarında ayrım yapmamı istemeyin bende zira ben hepsine bayıldım. Biraz bundan, biraz şundan derken sashimi tabaklarıyla vedalaştım.


Ve sırada sushi geçidi vardı. Masaya gelmesiyle bitmesi bir olan sushi tabakları ben sevmem diyenleri bile yoldan çıkartır vallahi. İlk sushi tadımı California roll ile başladı. İçinde kanikama, avokado ve salatalık parçacıkları vardı. Biraz soya sosuyla birlikte, midedeki yolculuğuna başladı.


Sonrasında sırada Dragon vardı ki acı severlere hitap eden bir lezzet bombasıydı. California roll’un içindeki malzemelerle aynı olup, ilave baharatlı ton balığı vardı. Benim pek acıyla aram olmadığı için üzerindeki acı biberle vedalaşıp, temkinli olaraktan tadına baktım.


Ve Rainbow roll. Kesinlikle hem görüntüsüyle hem de tadıyla beni büyüledi. İsminin hakkını verircesine fotoğraf karesine poz verdi. Avokadoya bayılırım bir de üzerine ton, somon ve levrek balıklarını da koyunca çok güzel bir şey ortaya çıkarmışlardı. Hani bir tabak daha olsa yerdim ki masadaki tüm arkadaşların favorileri arasına girdiğine eminim.


Artık herkes biliyor ki, kime P.F Chang’s desem hemen aklına dynamite shrimp gelir. Daha önce bu lezzet bombasını anlata anlata bitiremiştim hatırlarsanız. Şimdi de bu akıllı ekip, ne yapmış ne etmiş, sushi ile dynamite shrimp’i akraba çıkarmış. Hokus pokus karşınızda P.F Chang’s spesiyali dynamite shrimp. Ton balığı roll’ün üzerine dynamite shrimp’i kondurmuşlar ve bomba bir lezzet yapmışlar. Afiyetle yediğimi ısrarla söylemeliyim.


Ve nigiri sushi- sashimi, birer lokmalık ton balıklı, somonlu ve levrekli. Tatları güzeldi.


Tuzlulara veda ederken, tatlıya sıra gelmişti. Malum sıcaklar bastırınca, insanın canı şöyle soğuk soğuk bir şeyler çekiyor. Banana spring rolls tam da bu tarife uygun bir tatlıydı. Yufka içine sarılmış muz, dondurma ve çilek parçaları. Hem ferahladık hem de ağzımız tatlandı.


Güzel sohbetler eşliğinde, yine harika lezzetlerin peşinden koştuğumuz bir yemek oldu. Sushi severler mutlaka Sushi A la  P.F Chang’s menüsünü denemenizi tavsiye ederim. Sevmeyenler ise Sushi A la  P.F Chang’s menüsüne bir şans verin derim.  Bu güzel gece için Fatoş Ertaş Doğan, Sebahat Bağbars, Nahide Mutlu ve Hande Mimarsinanoğlu’na çok teşekkürler.  


Daha Büyük Görüntüle

0 yorum:

Yorum Gönder

 

TAKİP EDİN!

Flickr


Created with flickr slideshow.

Twitter