360 Suada Club

Lezzetli yemekleri yanı sıra şöyle güzel bir manzarası olan bir mekan arıyorsanız. Mutlaka gidin diyebileceğim bir mekandayım sevgili gezenyer takipçileri. Burada ister dost sohbetleri edin, isterseniz romantik bir akşam yemeği yeyin yada evlenme teklifi edin. Ama ne yaparsanız yapın sonu mutlaka güzel olacağının kanaatindeyim.
Evet, mekanımız Kuruçeşmedeki Galatasaray adasında bulunan Suada 360. Kuruçeşmeye geliyorsunuz, aracınızı teslim ettikten sonra tekneye atlar atlamaz, soluğu Suada da alıveriyorsunuz. Aynen yazdığım gibi bende tekneye atladım ve soluğu Suada 360’da aldım. Daha adım atar atmaz büyüleyici bir mekanla karşı karşıya kalmış olmanın heyecanıyla ve sevgili Deniz Hanım’ın sıcak karşılamasıyla, masada yerimi aldım. Ortam nasıl mı? Dört bir tarafınız deniz ve boğaz köprüsün ışıkları, havuzun maviliği ve bembeyaz masa örtüleriyle bezenmiş masalar.
Can boğazdan gelir diyerek, yemek faslına ufaktan geçiş yaptım. Başlangıç için uygun görülen bir lezzet bombası vardı ki, hem sunumuyla hem de tadıyla damağa şenlikti. Ne diye sorarsanız, beyaz peynir ve kavun derim. Ne var bunda değişik ki diye sorarsanız şayet bende derim ki bu bildiğimiz ayrılmaz ikili rakı masalarının gülüdür. İşte burada da beyaz peyniri dondurma kıvamına getirip, küp küp kesilen kavunların üzerine koyarak servis yapmışlardı. Sunumu da, tadı da güzeldi.
Ortaya sunulan mezeler gayet iştah açıcı görünse de tadına bakmadan karar vermeyelim diyerek. Tadıma başladım. Çok fazla karşımıza çıkmayan hatta tercih edilmeyen, mevsimlik bir sebze olan kuşkonmaz’a bayılırım. İşte kendileri de masada bana göz kırpıyorlardı. Ne iyi oldu da karşılaştık. Taze kuşkonmaz, ufak mantar parçacıkları, uzunlamasına kesilmiş taze soğanla birlikte soya ve trüf yağıyla tatlandırılmıştı. Yemyeşil renginden bir şey kaybetmeden tabağımda yerini aldı. Hem sağlıklı hem de yemek öncesi hafif bir geçiş için taze kuşkonmazı tavsiye ederim.
Kabağın her türlüsüne bayılırım, salatasına, kızartmasına ve tabiî ki kabağın narin şekli olan kabak çiçeği dolmasına. Sevmeyeni var mıdır acaba? Bilmiyorum ama ben midye dolma misali bir sürü yesem de doymam vallahi.
Alışılagelmiş lezzetlerimiz başında gelen zeytin salatası, nar ve sumağın verdiği hafif ekşilik sayesinde tam ekmek bandırmalıktı. Yeşil zeytinler kırma olup, ağza gelen zahter ve cevizle, gecenin favori salatasıydı diyebilirim. 


Paçanga Böreği sever misiniz? Ben severim, şöyle içinde bol kaşar ve pastırma olanından, bir güzel yağda kızartılmış tam midelere şenlik. Evet, burada da ara sıcak olarak sunulan paçanga böreği bizim geleneksel paçanga böreğinden biraz farklıydı. Yufkanın içine konulan füme peynir ve pastırma ikilisi bol yağda kızartılmak yerine biberli yufka şeklinde çıtır çıtır olarak karşımıza çıktı. Sanki börekten çok cipsmiş gibi bir hali vardı. Yufkanın kıtır halini sevenlerin hoşuna gideceğini tahmin ediyorum.


Ara sıcaklarla devam edelim dimi? O zaman sırayı kalamara bırakmak en iyisi. Çıtır tuzlu baharatlı kalamar ise gerçekten adı gibi çıtırdı. Çerez kıvamında sıcak sıcak yenilesi bir lezzetti. Genellikle pane şeklinde kızartılan tavuk parçaları misali, ben beğenerek yedim diyebilirim.


Başlangıçlar, mezeler ve ara sıcaklar derken sırayı baba yemekler aldı, ay pardon ana yemekler aldı. Ama harbiden de ana yemekler baba gibiydi. Seçenekler arasında balık olarak susam giydirilmiş kaya levreği. Et olarakta bonfile şiş vardı. Bir gece önce ana yemek olarak balık yediğim için bu gece kırmızı et tercih ettim. Bonfile şiş yumuşacık ve kurutulmadan tam kıvamında pişirilmesiyle gönlümü çaldı. Sanki yerken şaşlık kebabı yiyiyormuş hissiyatına kapıldım. Ama kaya levreği masa da beğeni olarak açık ara önde gitti ki vallahi levrek yemediğime pişman oldum desem yeridir.



Finalleri hep sevmişimdir çünkü sonu hep tatlıyla bağlanır. Burada da kural bozulmadı ve tatlıya bağlandı hem de ne bağlanmak. Tatlıların defilesiyle hangi tatlıyı yesek diye şaşırdık diyebilirim. Tatlıların tadı da, isimleri de bayağı ilgi çekiciydi. Benim payıma düşen tatlı afrodizyak bombası oldu ki çikolatadan ölüm, chocolate orgazmı, sütlü irmik tatlısı, Hindistancevizli sütlaç, göz yaşartıcı dondurma defilenin diğer tatlılarıydı. Ayılarak ve bayılarak yemek böyle bir şeydi sanırsam.



Manzaraya karşı gözlerimin, yemeklerin lezzetleri karşısında midemin de bayram ettiğini söylemeden geçemeyeceğim. Tabi her şey bir yana arkadaşlarla olan sohbetimizde geceyi daha bir güzel kıldı. Bu güzel gece için sevgili Deniz Uçar, Ayşe Yücel ve tüm 360 Suada ekibine teşekkür ederim. Yine yeniden görüşmek üzere.



0 yorum:

Yorum Gönder

 

TAKİP EDİN!

Flickr


Created with flickr slideshow.

Twitter