Payidar Galata'da Kahvaltı Keyfi

Günün en sevdiğim öğünü olur kendileri ama biz zavallı çalışanlar bu güzel öğünü ancak hafta içi rüyalarda buluşuruz diyerek geçiştiririz ve sadece hafta sonu keyfine varırız. Evet, evet sabah kahvaltısı senden bahsediyorum, üstüne alınabilirsin. Şimdi yaklaşın yamacıma bakalım, geçen günlerde ev sıcaklığından hallice, tarihi dokusu olan güzel bir mekana kahvaltıya gittim. Tıka basa yemek serbest, keyifli sohbet şahane. Haydi bakalım Galataya doğru yol alalım. Şahsuvar Cami ile Neve Şalom Sinagog'u arasında yer alan Payidar Galata tabelasını görün ve içeriye doğru süzülün.Yüksek tavanlar, kim bilir hangi anlara tanıklık etmiş tuğla kaplı duvarlar. Etrafta gözünüze çarpan eski objeler ve tabiki duvarda asılı olan siyah beyaz fotoğraflar. 


Benim her ne kadar buraya gelmemdeki amaç kahvaltı olsa da Payidar Galata’nın menüsü herkesin midesine uygun hatta vejeteryanların bile yüzlerini güldürecek cinsten lezzetler mevcut.  Gelelim bizim kahvaltıya. ‘Bahar Dalı Kahvaltı’ Payidar Galata’ya gittiğinizde masanıza gelecek olan kahvaltının ismi. Tam ismine layık, rengarenk ve en önemlisi lezzet dolu. Gelelim bu bahar dalında neler varmışa? Tabi ki kahvaltının olmazsa olmazı peynir her ne kadar menüde iki çeşit olarak belirtilse de beyaz peynir, eski kaşar, anason serpilmiş tulum peyniri ve benim favorim olan ılık köz biberle servis edilen lor peyniri masamıza servis edildi. Siyah ve yeşil zeytin dışında yedi çeşit baharatlı çemen, tereyağ ve söğüş tabağı masadaki yerlerini aldı. Ayılıp, bayılarak yenmeli dediğim zeytinyağı, balzamik sirke ve baharatla hazırlanan bir sos vardı ki, kendi ekşi mayalarını kullanarak yaptıkları tazecik ekmekle bandırarak yemesi pek keyifliydi. Birisi kilo alacaksın mı dedi?


Kahvaltı sofralarının diğer bir vazgeçilmezi ise yumurta. Sahanda hazırlanan yumurtanın üzerine zerdeçal serpilmişti ki tuz ve karabiber serpmeyi seven ben bu tadı değişik buldum diyebilirim. Nihayet evdeki zerdeçal’ı bu şekilde bitirebilirim. Ve sofranın solistlerinden biride tabi ki pişiydi. Pudra şekeri ile servis edilen pişi, yüzleri güldürecek cinstendi. 


Gelelim benim en sevdiğim, kahvaltı sofrasında olmazsa üzüldüğüm, varlığıyla hem beni hem de midemi güldüren lezzetlere. Tabi ki de reçeller yada marmelatlar. Her çeşidine tav olurum. Bahar dalı kahvaltısında da benim yüzümü fazlasıyla güldürdü bu güzellikler. Varan bir, pancar marmeladı. Yok yok yanlış duymadınız basbayağı halis muhlis pancar marmeladı. Pek bir sağlıklı. Hep tuzlusunu yiyecek değiliz ya. Varan iki, balkabağı marmeladı. Tatlısını zaten severim, marmelat halini de sevdim ama biraz şekeri fazla olsa sanki daha iyi olmaz mıydı?
Varan üç, incirli süt marmeladı. İncir severler eminim bayılacaksınız. Kuşburnu marmeladı, tam ekmeğin üzerine kaymakla birlikte sürülmeli ve yenilmeli. Tahin, pekmez ve bal kaymak ikilisini de unutmayalım. Genelde tahin ve pekmezi bir arada çok kullanırız. Ayrılmaz ikili kıvamında olsalar da ben şeker bulamadığımda tatlıları pekmezle tatlandırarak kullanmayı seviyorum. Hatta geçen akşam kabak tatlısı hayallerimi gerçekleştirmek için mutfağı yol aldığımda evde şeker kalmadığı gerçeği ile yüzleşen ben, ufak çaplı bir şok yaşasam da imdadıma pekmez yetişti derim ve bu cümleyi Payidar Galata’da yediğim, ılık servis edilen pekmezli muz kavurmasına bağlarım. Tatlı krizlerine birebir tavsiye ederim.


Yazımın başlangıcında da dediğim gibi burada sadece kahvaltı yok. Daha sağlıklı bir öğün tercih ederseniz menüde salata çeşitleri, vegan yemekler, et ve tavuk yemekleri ve finalde de ağzınızı tatlandırmak için tabi ki  tatlılar mevcut. Aslına bakarsanız Payidar Galata’da klasik, kemikleşmiş lezzetleri bulamıyorsunuz. Değişik tatlara açıksanız yüzünüz güler. Mesela menüde dikkatimi çeken Dem Piliç adlı yemek adaçaylıydı. Vegan yemeği olan Frezya, kök sebzelerle yani pancar, yer elması ve pırasa ile hazırlanıyordu. Kahvaltı sonrası ana yemekleri yeme gibi bir kapasitem olmasa da tatlılarından tatmayı ihmal etmedim. Kendim için değil vallahi sizin için yedim dersem de inanın. Menüde dikkatimi Leyl ve Hallowen tatlıları çekti. Çikolata severlerin bayılacağı bir tatlı desem yanılmam herhalde. İlk başta görünüşüne göre çikolatalı pudding’i anımsatsada aslında içinde pancar ve ananas var. Aman pancar nasıl olur demeyin. Önyargılarınızı bir kenara usulca bırakın ve midenizi şef Meltem hanıma emanet edin. İkinci kaşığı da menüdeki Hallowen Tatlısına salladım. Renginden de anlaşılacağı üzere balkabağı ben burdayım diyor. Lime ile tatlandırılmış muhallebi ve üzerine de balkabağı püresi, olmuş sana Hallowen.  Şeker oranı düşük olunca yemesi de keyifli. Önce kahvaltı sonrasında da tatlı keyfiyle bir yazının daha sonuna geldik.




Evet, hafta sonu ne yapsam, ne etsem diye düşünürseniz şayet yolunuzu Payidar Galataya düşürün derim. Hem şef Meltem hanımın elinden lezzetli yemekleri yiyin hem de mekan sahibesi sevgili Vildan hanımın hoş sohbetiyle gününüzü güzelleştirin. Gidince benden de selam söylemeyi unutmayın. Az daha unutuyordum, iki kişilik olarak hazırlanan bu kahvaltı ve sınırsız çay için 70TL ödüyorsunuz.




0 yorum:

Yorum Gönder

 

TAKİP EDİN!

Flickr


Created with flickr slideshow.

Twitter