'Işin Sırrı Ekmeğinde' Demişler. Isslama Adapazarı Köftecisi

Şimdi biz bir tabak köfteyi ıslasakta mı yesek yoksa ıslamasakta mı yesek? En iyisi biz yolumuzu Acıbadem’de daha iki ay önce açılan, çiçeği burnunda mekan Isslama Adapazarı Köftecisine çevirelim ve orada ıslama köfte nasıl yenilirmiş görelim. Aslına bakarsanız öncesinde bu mekanın çıkış fikrinden size bahsetmek istiyorum. Menüye baktığınızda az ve öz lezzetlerle karşı karşıya kalıyorsunuz. Basit ama aslında çok özlediğimiz lezzetler bunlar. 
Şimdi gözlerinizi kapatın ve eski zamanlara doğru yol alın. Ne kadar mı eskiye gidelim? Hani şu mahalle kültürünün canlı canlı yaşatıldığı, bir elin nesi var iki elin sesi var durumlarının yaşandığı, dahası haydi el birliğiyle mahalle ortasına bir masa kuralım da Ayşe Abla kendi elleriyle mayaladığı yoğurdu masaya koysun, Fatma Teyze elleriyle pişirdiği kıymalı Bolu tarhana çorbasını kararınca koysun kaselere, Emine Teyze Adapazarlı olmanın gururuyla masaya ıslama köftesini bıraksın ve bu liste alsın başını gitsin. İşte Isslama Köftenin menüsü de bu şekilde mahalle kültürü misali çıkmış. Mekanın adı Isslama Adapazarı Köftecisi olunca tabi ki yenilecekler arasında ilk sırada köfte var. Aslına bakarsanız burada herkes kendi damak zevkine göre illa ki birşey bulacaktır. Haydi gelin bakalım nelerin tadına bakmışım, onlara bir göz atalım. En baştan söyleyeyim, okurken acıkmak garanti.
Bizim yemek kültürümüzde çorbasız sofraya oturulmaz hele bir de mevsimlerden kışsa sıcak sıcak pişmiş bir kase tarhana çorbasına kim hayır diyebilir ki? İşte ev yapımı tarhana için yanıp tutuşanlar sizi buraya alalım lütfen. Kıymalı Bolu Tarhana tam ev yapımı tadında, öyle ki defalarca tam reçetesini tutturmak için çok emek verilmiş. Ama benim gönlümü içinde bakliyat ve ufak köftelerin olduğu Komşu çorbası fethetti, doğruya doğru. Yoğurtla hazırlanan çorbaları sevdiğim için bayıldım. 



Ve gelelim başlangıçlara. Aman, başlangıçlarda ne olabilir ki demeyin. Başta da dediğim gibi geleneksel lezzetler burada önemli bir yer arz ediyor. Mesela mücver aşkına diyorum başka da bir şey demiyorum. Genellikle kızartmalara karşı mesafeli olsam da buraya geldigimde şu lezzetli mücveri tattığımda fikrim değişti diyebilirim. Beni dinleyin ve ortaya bir tabak mücver söyleyip tadına bakınız sevgili okurlar. Hatta mücver yoğurtsuz asla yenmez, birde yanına yarenlik etmesi için çömlek yoğurdu söyleyiverinde tam olsun. Ve patates kızartması. Elde soyulmuş patatesi masaya getiren müessese bizdendir. Öyle havadan yalancı patates kızartması kullanan müessesler duyun ve örnek alın. 



Ve sırada mekanın assolistiyle sizleri tanıştırma vakti geldi de çattı bile. Buranın olmazsa olmazı, gelipte yenilmeden dönülmeyeceği lezzeti pek tabi ki Isslama Köfte. Efendim, bir köfte düşünün ki altında 24 saat kaynamış kemik suyuyla ıslatılmış, ekşi mayalı ekmek olsun. O ekmeğin hafif nemli yapısı ve köfte muhteşem ikili değil de nedir? 


Isslama Köftenin en klasik ve geleneksel olanı bu çeşit fakat ben biraz daha geleneksel tadın dışına çıkmak isterim diyenlere de o zaman yoğurtlu ısslama köfteyi tavsiye ederim. Tek farkı ekmeğin üzerine yoğurt konulmuş olması.


Ben yoğurt sevmem, acılı birşeyler yok mu diyenlere de hemen bakır tava içerisinde özel bir biberli sosla harmanlanarak sunulan acılı sallama köfte var. Sunumu bakır tava içerisinde yapıldığı için bayağı bir albenili, köfteler ısslama köfteyle aynı reçetede yapılıyor, tek fark az evvelde dediğim gibi özel biberli sosla harmanlanması. Bu arada unutmadan burada ki sunumlarda ki bazı hoşluklardan da bahsetmeden edemeyeceğim. Mesela porselen tabaklar. Bu mekanda kulanılan tabakların hepsi farklı biliyor musun? Mahalle konseptini yaşatıp, komşularla paylaşım yapılırken herkesin tabağı nasıl farklılık gösterirse işte burada da tabakların hepsi farklı desenli. Ne yapalım, ne edelim deyip, düşünülünce, fabrikaya eski yıllarda kullanılan tabakları anımsatan bir tabak çeşidi kullanmak istediklerini söylemişler ve üretimden kaldırılan porselen tabaklar Isslama Adapazarı Köftecisi ile tekrar hayat bulmuş. Sonra demişler ki duvarlarımızı insan fotoğrafları süslesin ama yabancı kişiler olmasın bunlar bizden, içimizden, tanıdığımız insanlar olsun derken ortaya mekanın çalışanlarından Burak ve çalışanların yakın arkadaşlarının verdiği pozlar ortaya çıkmış. 


Hep yemek olmaz dimi biraz da buraya geldiğinizde neler içmelisiniz onlardan bahsedeyim. Öncelikle cola yada gazlı içecekleri unutun ve atın bir kenara. Gelsin masaya bir şişe ayran. Sakın ha sanmayın ki bu ayran bilmem ne markalı. Bu ayran halis muhlis Konyadan getirtilen yanık yoğurtla hazırlanıyor. Tadı nasıldı derseniz? Mis gibiydi, ayran gibi ayrandı diye cevap verebilirim. Yok ben ayran sevmem diyenler sizlere de o zaman bir bardak ki bir bardak yetmez emin olun şıra verelim mi? Sadece kuru üzüm ve suyla hazırlanan şekersiz beyaz üzüm veya kırmızı üzüm şırası ise gerçekten çok güzeldi. Eminim sıcak yaz günlerinde ferahlatıcı bir seçenek olacaktır.


Yemekler bitti, eminim midede ufak bir parça yer kalmıştır. İşte o ufak parçaya da birer tabak tatlı gelsin mi? Mesela manda ve inek sütüyle yapılan Manda Sütlacına kim hayır diyebilir ki? Üzerine serpilmiş bolca fındık gönlünüzü alamaz mı? Ben sütlaç sevmem diyenler Kaymaklı Sütlü Kadayıf’a ne dersiniz? Tepsinin altına kadayıf döşenmeden sürülen tereyağının o kokusu kadayıfa sinerse nasıl bir lezzet ortaya çıkar bunu kadayıf dile gelse de söylese. Ve tabi ki  Kabak Tatlısı. Üzerine konulan kaymak, ceviz ve tahin yemede yanında yat misaliydi. Ağır ağır ateşte pişmesi lezzetine lezzet katmış mı? Kesinlikle katmış.




Gittim, yedim ve her bir lezzetten memnun kaldım. Burası hem geleneksel lezzetleri yaşatırken, mahalle kültürünü bir kez daha yaşamama vesile oldu. Ve bir kere daha anladım ki bizim ülkemiz tam bir kültür mozaiği. Aydınından, Adapazarına, Afyonundan, Trabzonuna kadar ne güzel lezzetlerimiz var. Sizde bu mahallede kurulan sofrada kendinize bir sandalye kapmaya ne dersiniz? O zaman buyrun, Isslama Adapazarı Köftecisine.



0 yorum:

Yorum Gönder

 

TAKİP EDİN!

Flickr


Created with flickr slideshow.

Twitter