NÖBETÇİ ECZANE DEĞİL, NÖBETÇİ OCAKBAŞI 4TEN 4E OCAKBAŞI

Kapıyı çalıp, misafir edasıyla salona kurulursun ya işte öyle bir mekandayım. Neresi mi burası? 4ten 4e Ocakbaşı. Tarihi bir han’ın içinde, evinizdeymişsiniz gibi sıcak bir ortam. İki ayrı salon var. Salon derken sakın aklınıza kocaman bir mekan gelmesin. Mekan az ve öz. Ben sessiz sedasız, hem demleniyim hem de muhabbetimi ediyim derseniz sizi arka salona alalım. Yok ben ocakbaşının kokusunu duyarak demleniyim derseniz de sizi ön salona alalım.
Ben tercihimi ön salondan yana kullandım ve hemen Sanat Güneşimiz, Zeki Müren’in 11 yıl boyunca Maksim Gazinosunun kulisindeki boy aynasının yanındaki masaya kuruldum.


Evet, şimdi sırada neler yiyeceğimiz var. Mekanın sloganı “Demleniyoruz” olunca masayı önce mezelerle donattık ve demlenmeye başladık. Arka sırada ocakbaşında pişmiş etler olunca, mezeleri az ve öz sipariş verdik. Bu arada belirtmekte fayda var. Bu mekandaki her ürün mutlaka bir yöreden getirtiliyor ve misafirlerin beğenisine sunuluyor. Mesela çıtır, kıtır benim için sofranın olmazsa olmazı salatalık turşusu Konya’dan getirtiliyormuş. Peki, zeytin sever misiniz? Özellikle yeşil zeytin sevenler mutlaka sofranın baş köşesine Manisa’dan gelen minicik zeytinleri yerleştirsinler. Benim için rakı sofrasının olmazsa olmazlarında yoğurtlu mezeler geliyor. Meşhur Atom ve Van Cacığı da geldi mi tam oluyor keyfim.


Garsonumuz gayet ilgili, siz soğuklara devam edin, yavaştan sıcaklarla dönüşüm muhteşem olacak diyip yanımızdan ayrılıyor. Aman ki aman meğersem az ötemdeki ocakbaşında usta, köz’e koyduğu patlıcan, domates ve biberi alıp, ince kıyım yapmakla meşgulmüş.  Ve garsonumuz bir elinde yağlı lavaş dilimleri diğer elinde söğürme ile arz-ı endam edince bende bir mutluluk ki sormayın gitsin. Ben şimdi sıcak lavaş’ın üzerine biraz söğürme koyup yemez miyim?


Baktı ki garsonumuz, ben bütün geceyi meze ve söğürme ile geçireceğim, hemen ocakbaşındaki kokuların ta kendisini masaya ışınladı. Tatatatam adana kebap ve terbiyeli kuzu şiş masadaki yerini aldı bile. Balıkesirden gelen etler vah bana vahlar bana tadındaydı. Adana kebap için fena değildi diyebilirim ama terbiyeli kuzu şiş gerçekten yakın zamana kadar yediğim en yumuşak, tabiri yerindeyse lokum gibi bir etti. Kesinlikle buraya gelindiğinde yenilmesi gerekenlerin başında bir lezzet. 



Masadakileri bitirince, sıra tatlı finale geldi. Bir bardak sıcak çay ve yanında da yufka içine sarılmış çıtır cevizli sarma iyi gitti doğrusu. 

İnsanın kendini evinde gibi hissedeceği ortamları seviyorum. Siz de hafiften bir müzik tınısı, lezzetli yemekler ve ocakbaşı muhabbeti isterseniz, istikametiniz 4ten 4’e olsun . Bu arada neden mi 4ten 4e? Çünkü çarşamba, cuma ve cumartesi günleri sabah 4’e kadar açık. Yani bir nevi nöbetçi eczane misali, Nöbetçi Ocakbaşı. Hani bir aşerme olayları olursa haberiniz olsun.
Haydi kendinize bir güzellik yapın ve ocakbaşına rezervasyonunuzu yaptırın.




0 yorum:

Yorum Gönder

 

TAKİP EDİN!

Flickr


Created with flickr slideshow.

Twitter